Rasgele Konular Anasayfa | Blog | Genel Kültür Soruları | İngilizce Türkçe Sözlük | Araçlar | İletişim | Atatürk Komikler
Toplam Konu Sayısı: 12193
Tarih: 26.10.2014

Deyimler

kategorisi Kategorisiz Okunma Sayısı 554 Okunma | Yazar | Google'da Ara Google

DeyimlerBir anlatım içinde eksiz ve ekli sözcüklerin yanı sıra, birden çok sözcükten oluşan kalıplaşmış sözler de bulunur: Deyimler, atasözleri, dualar, ilençler, sövgüler, bilmeceler, tekerlemeler gibi.

Kitabımızın konusu deyimlerdir. Deyimler, bir kavramı, bir düşünceyi, bir olayı az sözle belirtmek ve daha etkili kılmak için başvurulan anlatım yollarından biridir. Bu kitapta da bunu gösteren canlı örneklere yer verilmiştir. Dilimizde en sık kullanılan deyimler seçilmiş, anlamlan açıklanmıştır. Ayrıca, seçilen deyimlerin anlamına göre kullanılışı bir örnek cümle ile gösterilmiştir.

Birçok kimse, deyimlerle atasözlerini birbirine karıştırır, deyim olmayan sözü de deyim sanır. Onun için kitabımızın başında deyimlerin niteliklerini ve atasözlerinden ayrılan yanlarını belirteceğiz.

DEYİMLERİN NİTELİKLERİ

1.    Deyim (eski adı: Tabir), birden çok sözcüğün, çoğu kez kendi anlamlarından ayrı bir anlam belirtmek üzere bir araya gelip kalıplaşan biçimidir. Birkaç örnek:

Çam devirmek - Dananın kuyruğu kopmak - Ha|ep oradaysa arşın burada - Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak

Çam devirmek, "çam ağacını kesip yıkmak" anlamına kullanılmaz. "Bir sözü, karşısındakine dokunacağını ya da kötü sonuç doğuracağını bilmeden söylemek" anlamına kullanılır. Öteki örnekler de böyle, yani gerçek anlamlarıyla değil, değişmeceli anlamlarla kullanıır.

2.    Deyimin biçimi bozulmaz ve sözcükleri değiştirilemez. Örneğin, Al takke ver külah deyiminin biçimi bozularak, Takke al külah ver denilse bu söz deyim sayılmaz. Bunun gibi Halep oradaysa arşın burada deyiminin sözcükleri değiştirilerek, Erzurum oradaysa metre burada denilse, bu da deyim olmaz.

3.    Kimi deyimler, yapı ve sözcük bakımından değişik biçimlerle de kullanılır. Örneğin, çam devirmek deyimi, çam devirdim, çam devirdi... gibi biçimler alabilir. Halka verir telkini, kendi yutar salkımı deyimi de kimi sözcükleri değişmiş olarak, ele verir telkini, kendisi yer salkımı diye de söylenir.

4.    Kimi deyimler cümle değildir; sözcük gibi görev yapar. Örneğin, "püf noktası" deyimi cümle içinde ad gibi kullanılır: İşin püf noktası denilir. "İçinden pazarlıklı" deyimi de sıfat gibi kullanılır: İçinden pazarlıklı adam denilir.

Kimi deyimler cümledir: Atı alan Üsküdar'ı geçti (tek cümle) - Öküz öldü ortaklık ayrıldı (iki cümle).

5.    Deyimlerin birçoğu değişmeceli anlam taşır; bir söz sanatı ile süslüdür; anlatıma güzellik ve çekicilik katmak için kullanılır: Eski hamam eski tas - İki dirhem bir çekirdek - Öküz altında buzağı aramak - Sırtında yumurta küfesi yok... gibi.

6.    Kimi deyimler değişmeceli anlam taşımaz; çekicilik amacı gütmez; sadece bir kavramı belirten kalıplaşmış anlatım aracıdır: Her ne kadar - Hiç olmazsa - Ara sıra - Belli başlı... gibi.

7.    Adetlere, inanışlara dayanan deyimler de vardır: Beşik kertme nişanlı - İyi saatte olsunlar... gibi.

Deyimlerle atasözlerini karıştırmamalı

Cümle biçimindeki deyimlerle atasözleri birbirine karıştırılmamalıdır. Atasözleri, genel kural niteliği taşır, yani yalnız özel bir durum karşısında değil, her zaman doğrudur. Deyimler ise, genel kural niteliğini taşımaz, sadece özel bir durum karşısında doğrudur. Örneğin, Korkunun ecele faydası yoktur - Demiri tavından dövmeli sözleri, atasözüdür. Çünkü, her ikisi de değişmez kuraldır; herkes için her zaman doğrudur. Öğüt olan atasözleri de genel kural değerindedir: Düşmanın karınca ise hor bakma sözü gibi.

Öte yandan, Ele verir telkini kendi yutar salkımı - Geçti Bor'un pazarı sür eşeğini Niğde'ye sözleri deyimdir. Çünkü, bunlar değişmez kural değildir; herkes ve her olay için söylenemez. Birincisi yalnız, başkasına doğru yolu gösteren, ama kendisi bunun tersini yapan kişiler için söylenir. İkincisi de ancak, bir iş vaktinde yapılmadığı ve fırsat kaçırıldığı zaman söylenebilir.

Bileşik sözcüklerle iki sözcüklü deyimleri karıştırmamalı

Bileşik sözcüklerle iki sözcükten oluşan deyimleri birbirinden ayırt etmek, kimileyin güçtür. Dikkat edilecek şey, sözcüklerin birbirinden ayrılamayacak biçimde kaynaşmış olup olmadıkları ve değiştirilip değiştirilemeyecekleridir.

Bileşik sözcüğü oluşturan iki sözcük, iyice kaynaşmıştır. Bu sözcükler yerine başka sözcükler konulamaz. Örneğin, delikanlı sözü, "çılgınkanlı" biçimine sokulamaz. Adamakıllı yerine "kişiakıllı" ya da "adamuslu" denilemez. Sivrisinek adı, "uzunsinek"e çevrilemez.

Bu durum, deyimler için de geçerlidir. Ancak, kimi deyimlerin sözcükleri iyice kaynaşmış değildir. Bu sözcükler yerine başka sözcükler konulabilir. Sözgelişi, Açık kalpli deyimi açık yürekli biçminde de doğrudur. Günahına girmek yerine günahını almak da denilebilir. Ağırına gitmek'in gücüne gitmek biçimi de vardır.

Bileşik sözcüğü oluşturan sözcükler bitişik yazılır; deyimi oluşturan sözcükler ise ayrı yazılır.

İki sözcüklü birtakım deyimler, zamanla bileşik sözcük sayılmaktadır. Nitekim, Açık kalpli, ağır başlı, hiç bir, baş vurmak sözleri, Yazım Kılavuzu'nun 1975 tarihli baskısında deyim olarak ayrı yazılmış iken, 1977 tarihli baskısında bileşik sözcük sayılarak bitişik yazılmıştır.

Güzel, etkili bir biçimde konuşma ve yazma, Türkçemizin söz değerlerini tanımayı, bunları bilinçle kullanmayı gerektirir. Elinizdeki sözlüğün bu yönde sizlere yararlı olacağına inanıyoruz.

PDF olarak indirYazdır
  • PAYLAŞMAK
    GÜZELDİR: Facebookta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'ta Paylaş
  • BİZİ TAKİP
    EDEBİLİRSİNİZ: Facebookta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'ta Paylaş
Copyright © 2014 Bilgisiz Adam. Bize herhangi bir konuda ulaşmak için İletişim sayfamızdaki formu doldurunuz.
Sitemizde Yer Alan İçeriğin Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz Kopyalanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Uyarınca Maddi Yaptırıma Tabiidir.
Bilgisiz Adam